İzleyiciler

27 Kasım 2011 Pazar

Omelas'ı bırakmak

Giderek koyulaşan, ağırlaşan, kararan kanımızı çekememektedir artık kalplerimiz
ve ruhlarımız uykuya yatırılmış halde sessizlikte daha güvende görünmektedir
ve "Omelas'ı bırakıp gitmek" gerekmektedir
ama bunu anlatabilmek
ve bunu anlayabilmek
an içerisinde mümkünlüğü giderek a z a l a n bir ihtimaldir...

9 Kasım 2011 Çarşamba

sözcüklerin evrensel niteliği

Söylenebilecek herşey söylenmiştir
Ancak bu söylemler
Kendi zamanlarında olmadığından belki de
Etkileri kısıtlı kalmıştır
Kalmaktadır
Söylenebilecek herşey söylendi
Ama zamanlarında değildi
Her sözcüğün yeri
Her sözcüğün anlamı

2 Kasım 2011 Çarşamba

hoşça-kalmak

Belki de, kaçınılmaz olarak maruz kalınan zaman olgusunun tüm yıpratmalarının izleri, hergün bakılan aynalarımızda hemen farkedilemediğinden dolayı, önemi çoğu "an" ımız içerisinde değersizleştirilmiş durumdadır. Böyle durumlara sahip bireyler, çoğu zaman geç kalınmış "an"lardan birinde; pişmanlık, hayal kırıklığı ve öfke gibi duygularla yüklü halleri daha çok taşıyacakları yollarındaki adımlarını sıklaştırmış olurlar. Bu uzayıp giden yolun her kıvrımı ruhlarına nasıl acılar verir ve onlar hangi bilinmez pınarlarda içlerindeki ateşi soğutmaya yeltenip öylece kalıverirler...

13 Ekim 2011 Perşembe

oradan oraya uçuşan düşünceler

sıcak iken hava
ve ellerimizi daha sıcak kumların arasına sokmuş iken
gözlerimiz kapalı ve kulaklarımızda dalga sesleri ve dudaklarımızda tuz

ve ruhumuzu dinlendirebilmişken
hapsedildiği boşlukta olsa da o an da

"an"ları unutup başka "an"ları beklemeye başlamışken

ve ümit ederek ki

"an"

"koyu bulutların arasında parlayan güneşi gösterecektir"

düşüncesini

zindandaki yorgun ruhlarımıza...

10 Ekim 2011 Pazartesi

CASTLEWOOD

Belki bilmiyordunuz
Bir örümcek vardı
Avını ben yedim
Başka bir örümcekle
Düşündüğünüz hız değildi
Belki masum da değildir
Geçmişi bilemezsiniz
Herkes kendi yaşadığıyla
Oniki kişiden biri
Siyaha boyanmış ve asılmış
Etkisiz iyilikler
Belki bilmiyordunuz
Bir örümcek vardı
Avını ben yedim
Başka bir örümcekle
Kurbanın kim olduğu önemli değil
Onunla biz kurtulduk
Sanırım herkes haklı
Geçmişi bilemezsiniz
Oniki kişiden biri
Siyaha boyanmış ve asılmış
Başka bir örümcekle
Avını ben yedim
Bir örümcek vardı
Belki bilmiyordunuz
Geçmişi bilemezsiniz...

(25Temmuz1996)

7 Ekim 2011 Cuma

KUM YIĞINLARI

Mümkünse sarı olsun
Kum yığınları
Hızlı bir arabanın önünden geç
Yağmurda bekle beni
Soğuk ormana koş
Uyumadan geçir geceleri
Renkli olanları say
İçinde korku kalmasın
İstediğin kadar, istediğin gibi bağır
Mürekkep bulaşsın, ellerine yüzüne
Müziğimi dinle
Kendinle konuş, kendini dinle
Ağacın en üstüne çık
Ellerini serbest bırak
En yüksek ağaç olsun
Mümkünse sarı olsun
Kum yığınlarındayım
Kumların arkadaşıyım
Benim arkadaşımsın
Ağaçların arkadaşısın
Rüzgârın arkadaşısın
Mümkünse sarı olsun
Masalların
Mümkünse sarı olsun
Çünkü hastayım
Çünkü sınırdayım
Yağmurda bekle beni
Mümkünse sarı olsun
Sarıyı sevmiyorum…
Mümkünse sarı olsun

2 Ekim 2011 Pazar

Mümkün olan en uzak

:::
Mümkün olan en uzağa gitme isteği yeşerdiğinde
Ve mümkün olan en uzağın, bilincimizin derinliğiyle doğru orantılı olması nedeniyle
Ve sadece bu tek neden yüzünden
Çabamızın yersizliği ya da yetersizliği söz konusu olur ki
Hanidir söylenenler boşunadır, yazılanlar boşunadır...

1 Ekim 2011 Cumartesi

A-L-A-C-A

....
....
Niteliksel değişimlerin öncüleri olabilecek türlü durumlardan birisi de, iki bireyin farklı düzeylerdeki algılama alanları ve yaşanmışlıkları çerçevesinde tesis edip sürdürmeye çalıştıkları “kendi” olma durumlarını tehlikeye atacak şekilde birbirlerini anlamaya çalışma sürecine girmeleridir ki bu türlü bir zorluğa sebep alabalıkların ırmağın akış yönünün tersine doğru çağlayanları aşarak yaptıkları zorlu yolculukla azımsanmayacak benzerlikler göstermektedir…
...
...

yıldız göz

Işıksız gecelerde en iyi gözleriz yıldızları gökyüzünde…
Çünkü ancak o zaman fark edilebilir bu eskinin bize şimdi uzanan görüntüleri… Ama biz, bu durumu bilsek de, en derinlerimize işlemiş “kendi şimdilerimiz içerisinde yaşamaktan yana tavrımız”ın da etkisiyle mutlu olabiliriz yine de…
Ve düşünürüz bazen, bizim "şimdi"mizin ışığını gelecekte görebilecek gözlerin varlığını…

23 Eylül 2011 Cuma

beklerken...

...
düşünce fırtınalarından sonraki sessizlikte
küçük kıpırdanmalarla akan duygu seli
benliğini aşındıran
geleceğin için hazırlanan yola engeller koyan
birebir gerçeklik
umutlarla beslenen coşku
coşkuyla beslenen umut
her adım sonrasını getirir
her sonra yeni bir adım gerektirir...

22 Eylül 2011 Perşembe

io jüpiterin bir uydusudur...

İo, Güneş Sistemi'nde üzerinde sürekli olarak gazlar ve lav püskürten yanardağlar bulunan tek uydudur.
İo, 400 aktif yanardağı, jeolojik yapısı ile Güneş Sistemin en aktif nesnesidir.
Io, Jüpiter'in çekim gücü ile kendi çekim gücü arasındaki iç sürtünmeden dolayı sürekli gelgitlere maruz kalmaktadır.I

10 Eylül 2011 Cumartesi

yeşil otlar

...
...
rüzgarla titreşip duran yeşil otların çığlığı
uçurum diplerinde yetişenler ve yalnız olanlar
gecenin sessiz parıltılarını içlerinde saklayanlar
sonsuz kere kendi etrafında dönsen
çıkamazsın derinliklerden...