İzleyiciler

28 Ağustos 2008 Perşembe

BEKLEYEN

BEKLEYEN

Sürekli olarak beklenilen şeydir çoğu zaman uzaklarda olan,
Ve bu, pek de tasavvur edilemeyecek cinsten bir umut gemisiyle uzaklığından azar azar kaybederek,
Dönerek ve sürüklenerek,
parçalanarak ve solarak
sürekli yaklaşmaktadır
çalkantılı okyanuslardan...
ve yaklaşan tükenir
ve bekleyen dahi tükenmektedir

evrensel insan

Toplum içi farklılaşmaların her biri, kendi özgürlüğünü yaratabilecek bir ortam isteğinde iken bu isteği içinde sonuna kadar taşıyan ve hatta ana hedef haline getiren bünyelerin bireysel değerleri kaybolmaya başlar ki kaybedilen öz evrensel insan olabilme sürecinin en etkili katalizörüdür.
21 Kasım 1998

11 Ağustos 2008 Pazartesi

korkum şudur ki;

kokuşmuş balçıkla üzerlerinizdeki sıvaşıklığa neden debelenmeler ve çırpınmalar da böylesine basit toplumsal örgülerin bir zuhurudur...

Küçük uyanışları gözlerim bazen gözlerinizde...

Küçük uyanışları gözlerim bazen gözlerinizde...
Merak içinde anlamak istersiniz gerekeni... Kandığınız şeylerin dışında bir şeyin olabileceğini pek de tasavvur edemeseniz de, bir boşluk olduğunu ve bu boşluğun yavaşça tüm benlik ögelerinizi kapsayıp temel çerçevenizi oluşturduğunu, bazen de olsa, hissedersiniz...
Susadığınızda sizi kandıracak şey sudur ve bulursanız kana kana içersiniz.
Acıktığınızda bir yemek bastırır açlığınızı...
Fakat bahsettiğim boşluğu hissettiğiniz de sizi kandıracak ve rahatlamanızı sağlayacak şeyi hemen bulamayacaksınız...
Bir kısmınız kutsallaştırılmış objelerde arayacaksınız rahatlamayı ve iç huzuru...
Diğer bir kısmınız ise basit ama rahatlatıcı sosyal bir örgüye katılmak isteyecek ve basit ilişkilerle doyuracak eksik olan şeyi...

13 Temmuz 2008 Pazar

yarım bırakılmışa başlangıç

Tüm şiddetiyle düşünce yağmurlarının serpilmeye başlamasıyla ruhumuz güneşi altındaki çoraklaşmış bilinç topraklarımızda, niteliksel değişimlere öncü olabilecek geniş zamanlı istek tohumlarımız canlandırıverir beraberinde etkileyebildiği her yapıyı her yapılmamışı...

5 Temmuz 2008 Cumartesi

salık babında bir saptamanın kısaca anlatımı

İstediğimiz olabilmemizi sağlayacak birtakım zorunluluklar yok ise önümüze konan ki kimse böyle birşey yapmayacaktır ve yapsa bile bunun farkına varıp eylemi gerçekleştirme ihtimalimiz hiç denecek kadardır; batan ve doğan güneşlere ve bunların getirdiği "kader örgüsü" içinde boğulma durumuna ulaşmamız o kadar da şaşırtıcı olmayacaktır ve ölümümüz o kadar da üzüntü vermeyecektir, hiçbir bilince...

3 Temmuz 2008 Perşembe

susmak ve söylememek üzerine

hayat paydaşlarımız, bazı zamanlar, "susma" halindeki durumlarımız karşısında biraz fazlaca da telaşlanarak ve dahası olmayacak kuruntular eşliğinde anlamsız "sorun arama ve akabinde buna çözüm bulma" eylemlerine girerler ki, onlara bu durumlarını anlatmak zor olduğundan ve bazen de böyle bir niyetimiz olmamasından dolayı "söylememek" halini de sırtlanıp devam ederiz hayat yokuşumuza...

1 Temmuz 2008 Salı

ruhani sıkıntılar etrafında tavaflar

Ruhani sıkıntılar eşliğinde "ve ama aslında bu sıkıntıların sebebiyle de" yapılan yolculuklar sıkça karşılaşılan çok da şaşırılmaması gereken durumlardır. Duyumsanan sıkıntının derecesine göre bu yolculukların hedefi ve süresi değişebilmektedir. Sıkıntının derecesi yanında, kişinin çeşitli derecelerdeki hayat paydaşları bireylerin bu buhranlı dönemlerdeki yaklaşımları ve kişinin yaşamını sürdürmekte olduğu çevre de bu yolculukların akibetini belirleyecek şartları yaratanlardır. Bahsi geçen durum bireyin kişilik özellikleri, çevresinin ona verdiği tepkiler, geleceğe dair planları ve asıl olarak da bireyin yaşam amacı gibi ayrı ayrı ele alındığında herbiri için çok şey yazılabileceği halde, bunları ayrı ayrı ele almak bir nevi "in vitro" çalışmanın sonuçları olacağından ve bu nedenle sonuçları açısından bizlere şüpheyle yaklaşım hakkı verdiğinden; hele ki söz konusu olan sadece sistemlice oluşturulmuş yerleşik düşünceleri yanında, farkında olmadan yapısına emdirilmiş (hatta bazen bulaştırılmış, bazen "truva atları" misali şimdiliğin zararsızlığı ile bir kenarlarına yerleştirilmiş, bazen şartlandırmalar ile bir dövme gibi derisine kazınmış......) birtakım başkaca duyguları da içeren bir insan olduğundan ve işte bunların hepsinin kimi zaman akıl almaz ilişkileri ve karmaşıklığı nedeniyle her birey ruhani sıkıntıları çerçevesinde farklı yolculuklara çıkabilme ya da bazen de yolculuktan ziyade bir tavaf niteliğinde dönüp durmalar gerçekleştirmektedir.

27 Haziran 2008 Cuma

zaman içinde ulaşılabilinecek olan barış

bu gerçekten "bir imkansıza olan arzu" değildir.
ancak ulaşılabilinecek olan bu barıştan kastımızın tanımı bu "değil"liği yaratandır ki burada bahsi geçmekte olan barış olgusu kişinin kendisiyle olan savaşımlarının küllerinden doğar...
bu gerçekten "bir imkansıza olan arzu" değildir.
ancak böylesine muktedir küllerin sebebi olabilecek o tarifi zor savaşları ne yazık ki her bünye kaldıramamakta ve çeşitli düzeylerde bitirilmiş veya bitirildiği zan edilmiş çatışmalar sonrası, pek tabii olarak kendince kazandıkları ile yetinip bir köşeye sinmeyi yürek rahatlatıcı bir eylem olarak da görebilmektedirler....
ama, yine de bu, "bir imkansıza olan arzu" değildir.

25 Haziran 2008 Çarşamba

sürmekte olan yapıt....

"sürmekte olan yapıt" olarak isimlendirildiği halde (hanice zaman önce) pek de yavaş "süren" ya da "sürdürülmeyen" yazı yığınlarını, başkaca bir alanda yaratılacak ivme ile, bu durumlarından kurtarmak amacıyla başlanmaktadır bu başlanmış olana....